+90 (216) 8890808            
Aile Gelişim Merkezi

Sadece Öğrenci Değil Aile ile Gelişim

Uluğbey okulları olarak öğrencinin değil ailenin merkezde olduğu bir yapı kurguladık. Çünkü öğrencinin mutlu olmasını önemsiyoruz ve bunun için ilk nokta “Aile”dir. Bizde aileyi merkeze alarak farklı programlar ve çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Bu çalışmalardan bazıları:
 Aile Eğitim Programları
 Aile Görüşmeleri ve Öğrenci Değerlendirmeleri
 Aile Çalışmaları
 Baba-Çocuk programları
 Anne – Çocuk programları


Aile Merkezi ve Eğitimin Önemi

Olumsuzluklarımızla ya da olumluluklarımızla bizi bir bütün yapan öğrendiklerimizi yorumlamamızı sağlayan şey ailedir. Aile Danışmanlığı uygulamaları, amaçlanan toplumumuzda sağlıklı, mutlu, bilinçli aileler oluşmasına, yetişkinlerin çocukları, eşleri ve komşuları ile ilişkilerini geliştirmeleri mutlu ve kent yaşantısına uyumlu bir yaşam sürdürmelerine olumlu etkileri barındırmaktadır. Sosyal bir kurum olarak aileye yardım etmek insana yardım etmektir. Aile kurumunu güçlendirmek, toplumu güçlendirmek; güçlenen toplum, bireylerin yaşam kalitesinden geleceklerine kadar etkisi olan önemli bir yapı taşıdır.

Aile danışmanlığının temel hedefi çiftlere, ebeveynlere kendilerini tanıma, anlama, iç görü ve yorumlama becerilerini geliştirerek farkındalıklarını oluşturmada yardımcı olmaktır. Bu şekilde aile içeresindeki farklılıklara rağmen bir arada yaşama, uyum, sorun ve çatışma çözme becerilerini kazandırmak temel hedeftir. Aile danışmanlığı “ailenin yaşam kalitesini” yükseltir. Aile bazı konularda yeteri kadar bilgi sahibi olmayabilir ya da elinde olan bilgileri yeterince iyi kullanamayabilir. Bu kısımda devreye giren ve aile ile çocuk arasında basamak oluşturan aile danışmanları önemli bir role sahiptir. Her aile biriciktir ve birbirinden farklı yaşantılar sürdürür. Dolayısıyla yaşanılan sorunlarda birbirinden farklıdır. Bu sırada devreye giren aile danışmanlığı, bu farklılıkları gözeterek duruma ve ya olaya ailenin olduğu yerden bakarak, aile fertlerinin katılımını sağlayarak daha kolay ve ulaşılabilir hizmetlerle çözümler aranabilir.

Çocuklar aile içerisinde sorunlardan belki de en çok etkilenebilecek fertlerdir. Çocukların bugün ve yarınındaki sorunların derinine indiğimizde çoğunlukla ailenin etkisini ve önemini görmüşüzdür. Özellikle ilkokul ve ortaokul döneminde çocuğun zamanının önemli bir kısmı okul ve ev arasında geçiriyor. Öğrencinin başarısında okulun olduğu kadar ailenin ilgisi ve çabası önemlidir. İlginin de elbette bir sınırı vardır. Sürekli çocuğun üzerinde bir baskı kurmak onu sosyal çevreye karşı duyarsız yapar. Tek başına kalmaktan çekinebilir, karar alırken ya da bir şeyler yaparken sürekli bir bağımlılık hissedebilir, bu da onu tam anlamıyla olumsuz bir duruşa sürekleyebilir. Arada ki dengeyi ayarlayabilmek ve o doğrultuda hareket edebilmek, aile içinde kırmızı çizgilerden bir tanesidir. Çocuk da bu çizgilere dikkat ederek büyürse etkisini ileriki yaşlarda muhakkak gösterecektir.

İlgisiz bırakmak, eksik sevgi göstermek, başkaları ile kıyaslamak ve her şeyi çocuğun kontrolüne bırakmak da doğru değildir. Anne-babalar, çocuklarının sorumluluklarını yerine getirip getirmediklerini kontrol etmelidir. Elbette bunu yaparken baskıcı bir tavır suçlayıcı davranmakta olumsuz etken yaratabilir. Hem okul öncesi dönemde, hem de okul çağında çocuklarla ilgilenilmeli ve yardımcı olunmalıdır. Ödevler kontrol edilebilir, birlikte eğitici etkinlikler yapılabilir, görevlerine yardım edilebilir. Çocuğa, çocukluğunu yaşatmak gerekir. Büyüme gerçekleşirken ailenin karşısındakinin bir çocuk olduğunu unutmaması gerekir. Saygı ve sevgi çerçevesinde ilerlemek en doğru olanıdır. Elbette hatalar yapacaklar, bizler de büyürken yaptık. Fakat aile olarak onlara yanlarında olduğumuzu hissettirmeliyiz. Kendilerini yalnız ve savunmasız hissetmelerine izin vermemeliyiz. Çocukların bulundukları konumunu unutmamak, elbette en önemlisi bu… Şu tarz cümleler kurmak çocuğun gelişimini ve benliğini olumsuz yönde etkileyebilir. Aile danışmanlığının önemini burada görebiliyoruz işte… Çocuk büyütürken “Sen adamsın, sen büyüdün artık, çocuk musun sen!” şeklinde yaklaşımlar eğitici olmamakla birlikte yıpratıcıdır.

Çocuklar oyun oynamalı, hareket etmeli, küçük sakarlıklar yapmalı, toprağa taşa dokunmalı, üstünü başını kirletmeli ve çocukluklarını doyasıya yaşamalıdır. Özellikle oyunların, çocuklarda zeka gelişimi için en önemli araçlardan biri olduğu tüm çocuk gelişim uzmanları tarafından savunulur. Çocuğa huzurlu bir ortam kurmakta aile için büyük bir sorumluluktur. Aile içinde huzur ve huzursuzluk çocuğun dış dünyaya karşı duruşunu, davranışını belirleyen bir özelliktir. Konuyu özetlemek gerekirse; Eğitimin önemi, insanın yaşam kalitesini kültürel yönden düzeyin artırması ve daha yaşanılabilir bir dünya için gelişimin son bulmaması gerekliliğine dayanır. Ailenin önemi ise, iyi bir insan olmak gerektiğini bize aşılayan en önemli parçadır bu parçalar, iyi bir eğitimin temeli olması gerçeğine dayanır. Doğru düşünebilen, mantıklı tercihler yapabilen ve kendi başına bir birey olmayı başarabilen bir çocuk yetiştirmek için ailelerin de eğitimli ve bilinçli olması gerekir. Bizlerin yetiştirdiği çocuklar, yarının ebeveynleri olacağı için insanın yaşı ne olursa olsun eğitimin önemi asla unutulmamalıdır, ona göre davranılmalıdır.