+90 (216) 8890808            
Okullar Velilere de Karne Vermeli
okullar-velilere-de-karne-vermeli

Okullar Velilere de Karne Vermeli.

13.06.2019

Türkiye’de en çok konuşulan başlıklardan olan siyaset, din ve sporun yanına eğitimi de ekleyebiliriz. Zira hem mevcut eğitim sistemimiz üzerine olan tartışmalar hem de sık değişen sınav sistemleri; reform ve güncellemeler derken ciddi bir eğitim gündemine sahibiz. Peki eğitimde aslolan nedir? Burada tecrübenin, dava sahibi olmanın öğrenciye geri dönüşü nasıl olur? Bu hususları çok tecrübeli bir eğitimciden okuyacağız şimdi. Uluğbey Okulları Kurucusu Selçuk Sayın’la bu yıl eğitim-öğretime başlayan okullarını ve eğitim felsefelerini konuştuk.

25 yılı aşkın bir süredir eğitim camiasında yöneticilik yapıyorsunuz. Bu hikayeden başlasak öncelikle; kendinizden bahseder misiniz?

1994 yılından beri eğitim camiasının içerisindeyim. Öğrenci yurtları, Muradiye Eğitim Vakfı’na bağlı okullar, İlim Yayma Vakfı’na bağlı İrfan Koleji derken; en sonunda kendi kurduğumuz okulumuzda yine öğrenciler, veliler ve öğretmenlerle beraberim.

Uluğbey Okulları hayırlı olsun. Bu yıl ilk senesiydi okulun ve gerçekten çok güzel bir başlangıç oldu gördüğümüz kadarıyla. Nasıl kuruldu Uluğbey, neyi amaçladınız bu okulu kurarak?

Çok teşekkür ederim, inşallah hepimize hayırlı olur. 2017 yılının Aralık ayında bir okul kurmak için girişimlere başlamıştık. Tabii öncesinde isim bulma, kurumsal kimlik çalışması, isim tescil ve eğitim felsefesini oluşturmak gerekiyordu. Bunları hallettikten sonra belirlediğimiz binaların MEB yönetmeliğine uygunluğunu sağladık ve öğretmenlerimizle okul çalışanlarımızı belirledik.

Hem İdareci Hem de Eğitimci…

Bunların hepsi birbirine bağlı süreçler. Okul idare etmek idarecilik türleri içerisinde bence en meşakkatli olanlardan. Çünkü hem eğitimci hem de idareci bir kimlik gerekiyor. Biz de Uluğbey’de bunu amaçlamış olduk.

Çok ciddi, gayretli, tecrübeleri ve çocukları seven öğretmenlerimiz, çalışanlarımız var. Biz burada bir aile olmayı istedik ve eğitimin en güzel aile olarak verileceğini belirttik.

Velilere de Karne Veriyoruz

Dünya çok hızlı değişiyor ve dışarıda inanılmaz bir tüketim var. Biz nerede duruyoruz peki? Üreten mi yoksa tüketen miyiz? Biz, artık her evdeki yangından ne kaçırırsak kâr diyenleriz. Bunu da sadece öğrencileri eğiterek yapmıyoruz; velilerimizi de eğitiyoruz. Çünkü okul sadece öğrenciler için değil, aynı zamanda veliler içindir. Diyoruz ki, okullar velilere de karne vermeli… Bu anlamda biz de yıl sonunda öğrencilere nasıl karne veriyorsak velilerimize de karneler veriyoruz. Böylelikle aile ortamını oraya da yansıtıp, eğitim-öğretim sürecini beraber geçiriyoruz.

İsim hususunu da sormak isteriz; zira o da bir merak konusu. Neden “Uluğbey?”

Okulumuza adını ünlü matematikçi Uluğbey’den esinlenerek verdik. Zaten “Geleceğin matematiğini çözenler” ifadesi de biraz bundan ilhamla, okulumuzun sloganları arasında.

İlmin değerini bilmek, çağımıza doğru aktarılması ve anlatılmasından geçer. Tarihimizin bize yüklediği sorumluluğu idrak etmeli; okuyan, araştıran ve öğrenmek için doğru kaynaklara müracaat eden bir toplum olmalıyız. Gözümüzün nuru yavrularımıza medeniyetimizin öncü isimlerini tanıştırırken diğer taraftan modern ilimleri, teknolojik buluşların temelini asırlar önce Müslüman ilim insanlarının attığını onlara öğretmeliyiz. Uluğbey Okulları’nın isminden aldığı ilham işte böyledir.

Uluğbey’de uygulanan sistemi, eğitim anlayışını sormak isteriz. Nasıl bir format belirlediniz ve özellikle nasıl eğitimcilerle çalışıyorsunuz?

Kurumunuzda matematik temelli bir eğitim veriyoruz. Çocukların akademik gelişiminin yanında, sosyal-duygusal ve dil gelişimini ön planda tutan drama, robotik, kodlama, halkoyunları gibi özel dersleri İngilizce ve Almanca dersleri ile destekliyoruz. Tabii bu programın yönetilmesinde en önemli faktörün öğretmenler olduğu bilinciyle kadromuzu alanında uzman, son derece donanımlı ve tecrübeli öğretmenlerden oluşturduk.

Okulumuzda yerelde ve globalde uygulanan eğitim sistemleri ve metotları göz önünde bulundurularak küme eğitim modeli çerçevesinde son teknoloji ile donatılmış sınıflarımız bulunmakta. Geleceğin mimarı olacak gençlerimize son teknolojiye vâkıf, dünyadaki gelişmelerden haberdar bir eğitim imkanı sunmaktayız.

Gelecekte hem bilgiyi kullanabilen hem de bağlı bulunduğu toplumun değerlerine sahip insanlar yetiştirmemiz gerekiyor. Bu da sadece okulla olmaz; ciddi bir sosyal yaşantı, teknolojik altyapı ve devamlı okuma kültürü gerektiriyor. Benim eğitim üzerine olan öngörüm, gelecekte diplomanın yanında bireylerin sosyal hayatla ilgili becerilerinin ön planda tutulduğu eğitim sistemlerinin başarılı ve kalıcı olacağı yönünde. Biz de bu doğrultuda güncellemeler yapacağız.

Türkiye’de eğitim sisteminin “sistemsizliği” yıllardır tartışılıyor. Bu tartışma beraberinde sayısız çözüm önerisi hatta bakan değişikliği de getirdi. Sizin bir sözünüz var mı bu duruma? Nasıl bir sistem oluşturabiliriz?

Sonsuza kadar Türkiye’de farklı ülkelerin eğitim sistemlerini alıp uygulamaya çalışalım, bir yerde muhakkak patlak verecektir. Eğitim sistemi, yeni metotlar vs. olarak önümüze gelen birçok formatın aslında en başta bizim yapımıza uymadığı için tutmadığını gördük. Tabii gelecekten daima umutluyuz. İnşallah güzel şeyler oluyor ve olmaya devam edecek.

Günümüzde, eğitim-öğretim sağlayan okullarımızın teknoloji ile daha akredite ve iş birliği halinde olduğunu görüyoruz. Bu anlamda yenilenme her dem şart gözüküyor. Sizce geleceğin eğitimi nasıl olacak? Neler öngörüyorsunuz?

Gelecekte hem bilgiyi kullanabilen hem de bağlı bulunduğu toplumun değerlerine sahip insanlar yetiştirmemiz gerekiyor. Bu da sadece okulla olmaz; ciddi bir sosyal yaşantı, teknolojik altyapı ve devamlı okuma kültürü gerektiriyor. Benim eğitim üzerine olan öngörüm, gelecekte diplomanın yanında bireylerin sosyal hayatla ilgili becerilerinin ön planda tutulduğu eğitim sistemlerinin başarılı ve kalıcı olacağı yönünde. Biz de bu doğrultuda güncellemeler yapacağız.

Maksadımız İnsanlığa Faydalı Olabilmek

Sizce eğitim sistemleri her ülkenin kendi gelecek, kültür ve dini yaşantısına göre mi belirlenmeli yoksa global bir anlayış her yerde aynı karşılığı alabilir mi?

İki anlayışı da birbirinden ayırmamız mümkün değil. Uluğbey Okulları olarak öğrencilerimizin ahlaki gelişimlerine ne kadar önem veriyorsak evrensel değerlere uygun hareket eden bireyler olarak yetişmelerine de bir o kadar önem veriyoruz. Kendi kültüründen kopuk şekilde yetişen bir neslin vatanına ve milletine gerçek anlamda faydalı olamayacağını düşünüyorum. Burada temel maksadımız insanlığa faydalı olabilmek. Bu yüzden eğitim sistemleri öğrencilerin değer dünyasına dokunurken dünya insan olmasına da katkı sağlamalıdır.