+90 (216) 8890808            
Okulların açılmasına çok az kaldı.
okullarin-acilmasina-cok-az-kaldi

Okulların açılmasına çok az kaldı.

29.08.2019

Çocuğunuz daha önce büyük ihtimalle evdeydi. Küçük dünyasında, güvenli sınırlarında, tanıdığı kişilerle keyfi yerindeydi. Artık akran ilişkilerine ihtiyacı var. “Çocuk, çocuk ister” derler ya, tam da öyle. Yetişkinler ona yetmiyor, istediği kadar hareketli, sınırsız, özgür olamıyorlar. Bu yazdıklarım size aşina geliyorsa çocuğunuzun anaokulu zamanı gelmiş demektir, hayırlı olsun, eğitim hayatı başlıyor..

İster oyun grubuyla başlayın ister, yarım gün veya tam gün, o oryantasyon dönemi yaşanıyor. Oryantasyon dönemi dediğimiz dönem, sizin çocuğunuzu okula bıraktığınız o ilk alışma dönemi.

Peki bu dönemi kolaylaştırmak için siz ailesi olarak önceden evde neler yapabilirsiniz?

- Çocuğunuzu okul etkinlikleriyle okula başlamadan önce tanıştırın. Evdeyken boyama, kitap okuma, kesme-yapıştırma, kavram çalışmaları gibi ufak etkinlikler yapın. Bunları yaparken amacınız o rengi öğrenmesi değil, bol bol eğlenmesi olsun. Gereken tüm bilgileri okulda öğrenecek zaten, onu keyifli şekilde hazırlayın yeter.
- Eğer okul izin verirse oryantasyon dönemi öncesinde okulun bahçesinde oynayabilir, biraz vakit geçirebilirsiniz. Böylece ilk gün geldiğinde yabancı değil tanıddık bir yere gelmiş olur.
- Okulda güne nasıl başladıklarını öğrenin. Bazı okullarda sınıfa girince önce güne hazırlık olarak birkaç jimnastik hareketi yapılıyor, bazılarında “çember zamanı”.
- Sınıfta ilk neyin yapıldığını öğrenip evde sabahları onu yapmaya başlayabilirsiniz. Böylece evden okula geçiş daha kolay olabilir.

İlk gün geldiğinde;

İlk gün geldiğinde iki olasılığınız var, ya çocuğunuz çok ağlar ya da hiç ağlamaz ama 4.-5. günden sonra ağlar. Eğer ağlıyorsa ayrılma kaygısı yaşıyorddur, gayet normal. Ağlamıyorsa yeni geldiği ortamı, oyuncakları merak etmiş, arkadaşlarla vakit geçirmek istemiştir, bu da normal. Sonra, ilk günlerin heyecanı geçip de hergün buraya geleceğini ve hergün aynı arakadaşlarla, aynı oyuncaklarla oynayacağını anladıktan sonra ağlamalar başlar. Peki ne yapıyorsunuz?

- Çok sevdiği bir oyuncağını veya bağlı olduğu nesneyi yanında götürmesine izin verin. Okulla bu konuda daha önceden konuşun, onlar da çocuğun oyuncakla geleceğini bilsinler ve o oyuncağı almaya kalkmasınlar. Sınıfa sokamıyorsa dahi çantasında, dolabında durduğunu bilsin.
- Okulun ilk günü çocuğunuz çok ağlıyorsa öncelikle bol bol sarılın. Sizden ayrılmak istememsi normal, hatta sağlıklı. Onu öğretmeniyle tanıştırın.

Oryantasyon Sürecinin Yönetimi

İlk gün öğretmeni, çocuğunuz ve siz üçünüz birlikte en fazla 1 saat geçirin. Eğer çocuğunzun öğretmenine alıştığını hissederseniz tuvalet, su içme gibi bahanelerle birkaç dakikalığına odadan çıkabilirsiniz.

İkinci gün yine öğretmeni, siz ve çocuğunuz üçünüz olun ama odadan daha uzun süreli çıkmayı deneyin, her seferinde mutlaka geri dönün. “Ne de olsa oynuyorlar” diyerek geri dönmemezlik yapmayın, güvenini sarsmış olursunuz.

Üçüncü gün “bugün ben oynamaya gelemeyeceğim ama seni bu koltuklarda bekleyeceğim, dilediğin zaman gelip bana bakabilirsin” deyin ve gerçekten onu o koltuklarda bekleyin. Oryantasyon döneminde, çocuk oynuyor, ben de bankadaki işimi halledeyim yapmıyoruz. Eğer sizi görmek için gelip de bulamazsa güveni sarsılır.

Sonraki günleri de koltuklarda geçirmenizi öneriyoruz. Ne zaman ki çocuk hazır olur, o zaman ben gidiyorum ve geleceğim açıklamasını yapabilirsiniz.

Ayrılmanız gerektiğinde sakın kaçmayın, kandırmayın. Size olan güvenini riske atmış olursunuz. Onun yerine “güle güle, seni almaya geleceğim” diyerek vedalaşın. Bu durum hoşuna gitmeyebilir ama siz gidip sonra onu almaya geldiğinizde, vu bu durum tekrarlandıkça “beni bırakıyor ama terketmiyor, beni almaya geri gelecek” diye düşünerek güven geliştirecektir.

“Hoşçakal” dedikten sonra gidin. Tabii ki onu öpün, sarılın ama veda sahnesini ne kadar uzatırsanız durumu çocuk için o kadar zorlaştırmış olursunuz. Bunun için bir ayrılma ritüeli oluşturabilirsiniz. Onu her bıraktığınızda iki yanağında öpüp, sarılıp, “seni çok seviyorum” deyip “hoşçakal, akşam geleceğim” demeniz gibi.

Çocuğunuzu bırakıp giderken siz rahat mısınız? Eğer yüzünüzde kaygılı bir ifade varsa çocuğunuzun neşe içinde olmasını beklemeyin, sizin endişeniz ona geçecektir. Rahat olun, hatta komiklik yapın.

Bu yazdığım örnek illa ki birinci gün, ikinci gün şeklinde olmak zorunda değil. Yaş küçükse ilk bir haftayı birinci gün gibi geçirmeniz gerekebilir. Yaş büyükse birinci gün ve ikinci gün diye bahsettiğim aşamaya gerek kalmayabilir. En önemlisi çocuğunuzu tanımanız ve okulun, sizin ve çocuğun oryantasyon ihtiyaçlarını karşılayabilmesi.

Çocuklar ağlar. Onun üzüntüzü ve kaygısını tolere edebilecek, sizin endişenizi anlayabilecek bir okuldaysanız şanslısınız demektir.